Söğüt Ağacı

2009-04-02 23:06:00
 



 

 


Yapım:İran
Tür:Dram
Yönetmen:Majid Majidi
Senaryo:Majid Majidi,  Nasser Hashemzadeh,  Fouad Nahas Yapımcı:Majid Majidi
Görüntü Yönetmeni:Mahmoud Kalari,  Bahram Badakshani,  Mohammad Davudi
Müzik:Ahmad Pezhman
Süre:1 saat 35 dk

Bir film izledim bugün.

'Konuş benimle! Hiç kimseye söylemeden buna ne kadar daha katlanabilirim?
Bir gün? Bir hafta? Bir ay?
Kendim için mi  üzüleyim, yoksa onlar için mi?'


Böyle başlıyor film. Bir ırmak kenarında kızıyla yaptığı çubuk yarıştırma oyunu yapan, gözleri görmeyen bir baba. Adı Yusuf. Üniversitede edebiyat profesörü.  Küçük kızı, eşi, annesi, dostları, öğrencileri onu çok seviyor. Eşi eli-ayağı olmuş. Okuma ve yazmalarında ona yardımcı oluyor.

Çocukken havai fişek kazası ile gözlerini kaybeden Yusuf sürekli Allah ile konuşuyor ve gözlerinin görmesi için yalvarıyor. Dualara icabet ediliyor ve Yusuf’a Paris yolu görülüyor. Paris’teki hastane bahçesinde gözleri çok az gören biriyle tanışıyor. Adam ona ceviz ağacının güzelliğinden bahsediyor, Yusuf da söğüt ağacına olan sevgisinden… Adam, Yusuf’un resmini çekiyor ve bu resmi sana yollayacağım diye söz veriyor. 

Yusuf’un Paris’te  geçirdiği ameliyat başarı ile sonuçlanıyor. Gözlerindeki bandajın açılması için ertesi günü bekleyemeyen Yusuf, bandajını kendisi açıyor ve ilk kez ışıkla karşılaşıyor.  Daha sonra bir karınca görüyor. Boyundan büyük bir kırıntıyı taşıyan karınca çok ilgisini çekiyor. Koridorda neşe ile hızlı hızlı yürürken bir camda kendi yansımasını görüyor ve şaşırıyor.

Daha sonra ülkesine dönüyor. Havaalanında onu büyük bir kalabalık karşılıyor. Onların içinde annesini görüyor ilkin. Tanıyor annesini. Daha sonra eşini arıyor, gözüne ona el sallayan, gülümseyen  çok güzel, genç bir kız ilişiyor. Annesi, gelininin yanına giderek, Yusuf’a işaret ediyor.   Yusuf memnuniyetsiz gözlerle süzüyor. Sonrasında eve gidiyorlar. Yusuf, eşine bir yabancıymış gibi davranıyor, ilgilenmiyor. Aklı, fikri havaalanında gördüğü güzel kızda. Bu güzel kız, Yusuf’un üniversitede öğrencisi…  Birlikte çekindikleri bir resmi çalışma kâğıtlarının arasında sakladığını görünce eşi artık tahammül edemiyor ve kızını da alarak evden ayrılıyor. Yusuf’un annesi bu duruma çok üzülüyor ve onu geri getirmesi için ikna etmeye çalışıyor. Yusuf isyanlarda… Kendi hayatını yaşamak istediğini haykırıyor. Evindeki bütün kitapları, kasetleri bahçeye atıyor, daha sonra da yakıyor. Kendine yepyeni bir hayat kurmak istiyor. Genç kızla konuşmak için okuluna gidiyor, kız okuldan erkek arkadaşı ile birlikte çıkıp arkadaşının arabasına binince sükut-u hayal ile geri dönüyor. Annesinin hasta olduğunu öğreniyor. Sonrasında da gözleri gene görmez oluyor. Hastanede sinir krizleri geçiriyor, kabullenmek istemiyor.  Ona yardım etmek isteyen dostunu azarlıyor, iteliyor.

Ameliyattan önce huzur içinde yaşayan, başarılı, sevilen, sayılan insan kendini oradan oraya savuruyor. Yolun kenarındaki kanalizasyona düşüyor. Üstü-başı perişan, kirli, leş gibi kokan bu insana çevresindekiler tiksintiyle bakıyor ve uzak durmak için kaçıyorlar.  Evine dönüyor, kimse yok! Hemen havuza attığı Mesnevi’yi bulmak için havuzun içine giriyor, el yordamı ile onu buluyor ve içinden bir kâğıt çıkarıyor. Bu, ameliyat olmadan önce Allah’a yazdığı mektuptur. Allah’a onun için yaşayacağına dair söz vermiştir yazısında. O sırada kağıt üzerinde bir karınca geziyor ama adam artık karıncayı da göremiyor.

Nihayet anlıyor ki, gözlerini kazandığı gün, sahip olduğu her şeyi kaybetmiştir. Kendi elleriyle, cennet olan hayatını cehennem etmiştir.

Beni tanıyanlar bilir, film izlemeyi pek sevmem. Söğüt Ağacı alt yazılıydı ama ben film bitene kadar yazıları okuduğumu bile farketmedim. Öyle aktı-gitti. Yusuf karakterini canlandıran oyuncu gerçekten çok başarılıydı. Özellikle yürüyüşü, adımlarını yukarıdan yukarıdan atmaya çalışması inandırıcı olmuştu. Film o kadar inandırıcı geldi ki, bitene kadar adama söylendim durdum: "Oh iyi oldu, yaşına başına bakmaz mısın, böyle rezil olursun" diye . Yaşadığı drama üzülemedim bile . Film bittiğinde arkadaşımın (Nuran) yorumu daha ilginçti:
-Seninle film izlemek hiç zevkli olmuyor, dedi bana!?
Acemiyim, hele bir kaç film izleyeyim, de mi ama? ;)

466
0
0
Yorum Yaz